Jun 07

Gösterilerini izlemekten gerçekten çok büyük keyif aldığım bir isim Bill Hicks. Hepinize de şiddetle tavsiye ederim gösterilerini edinmenizi. Böyle bir değeri genç yaşta kaybetmek gerçekten çok acı…
Peki kimdir Bill Hicks. Hemen verelim cevabını…
http://tr.wikipedia.org/wiki/Bill_Hicks
Gösterileri (Mutlaka İzlemelisiniz)
One Night Stand – 1990
http://url2mini.com/1jc2-0
Revelations – 1993
http://url2mini.com/gj1MF0
Relentless
http://url2mini.com/2hDM8D6
Bu gösterilere ulaşmakta zorluk çeken arkadaşlar varsa gösterileri FLV formatında kendilerine iletebilirim. Büyük bir zevkle hem de
Dec 05

Abdullah Gül, Ege Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesinde 85 öğretim üyesinden yalnızca 9′unun oyunu alan Celal Artunç’u dekan olarak atadı. Ancak 85 öğretim üyesinden 60′ını oyunu Prof. Çınarcık, 16′sını Prof. Erdilek, 9′unu Prof. Artunç almıştı.
Ne demişler:
“Oyu değil işlevi önemli!”
Dec 05

Tayyip Erdoğan 25 Kasım grevine katılan memurlardan hesap soracaklarını söylerken, Sağlık Bakanlığı, greve katılmayan sağlık çalışanlarına teşekkür etti. PTT Genel Müdürlüğü ise Kurban Bayramı’nın 4. gününde personelin işe gelmelerini isteyerek grevin öcünü almaya çalıştı.
Nasıl bir memleket oldu Türkiye Allah aşkına bu RTE hükümeti döneminde. Bir de geçenlerde “Köşe yazarları ne kadar az yazarsa ülkede o kadar huzur olur” dedi her zamanki patavatsızlığı ile. Uykusuz Dergisi Erdoğan’ın bu sözünü gayet güzel ve gerçekçi bir biçimde düzeltmiş. Doğrusu,
“Ülkede ne kadar huzur varsa köşe yazarları o kadar az yazar”
olmalı sevgili Erdoğan!
Nov 25
Doğalgaza zam yolda arkadaşlar, hem de %40-%50 arasında değişen bir oranla!
AKP hükmeti sözde halkı taban alan bir siyaset izlediğini iddaa ediyor ama bu doğalgaz meselesi ile RTE ve ekibi düpedüz ve alenen halkla, milletle alay ediyor…
Benim fikrim bu yönde. İnsanların sıcaktan kavrulduğu, doğalgaz kullanılmayan yaz mevsiminde millete bas bas bağıracaksın doğalgaz fiyatlarını aşağı çekiyoruz, indirim yapıyoruz diye. Üstüne üstlük bir de bununla övüneceksin! Sonra da çıkıp asıl doğalgaz kullanılması gereken, insanların ısınmaya ihtiyaçları olduğu kış mevsiminde zammı dayıyacaksın! Sonra da çıkıp bunu pişkin pişkin övünerek yine anlatacaksın! Pes doğrusu..Artık bu kadarı da fazla…
May 15

Recep Tayyip Erdoğan istediği kadar kriz bizi teğet geçecek/geçti desin, rakamlar ortada!
Mar 28
09 Nisan Çarşamba sayılı “Uykusuz” dergisinin Fırat BUDACI tarafından hazırlanan “Bişeyler duydum” köşesinden alıntıdır.
Süleyman Demirel, son zamanlardaki demeçleriyle siyasetler üstü bir ermiş rolüne büründü. En son İlhan Selçuk’u ziyaret ederek gönlünün geniş coğrafyasında artık her türlü fikri öğütebildiğini ispat etti. 40 yıllık siyasi geçmişinin hatalarından hiç bahsetmediği, “tecrübeli baba” rolüne kendini iyice kaptırdığı bu günlerde, eski günlerini Altan Öymen’in 1976′da köşesinde yazdıklarıyla anımsayalım:
“Süleyman Demirel, mobilya yolsuzluğundan yargılanan yeğeni Yahya Demirel’le ilgili olarak, ’25 yaşında çocukla uğraşıyorlar’ diyor. 6 Mayıs 1972′de idam edilen Deniz, Yusuf ve Hüseyin’in idam kararları oylanıyordu. Süleyman bey AP gurubunun en önünde oturuyordu. Elini “İdama Evet” için kaldırdığında arkasını dönüp baktı, herkesin kaldırıp kaldırmadığını kontrol ediyordu. Sonra vakur bir ifadeyle önüne döndü. İdamlar kabul edilmişti. Deniz ve Yusuf’ta 25 yaşındaydı…Süleyman Bey onlar için hiç “25 yaşında çocuklar” demedi…”
Demez. Unutmayın, o bir ermiş değil. Bu ülke için de hiçbir zaman babalık felan da yapmadı.”
diye bitiriyor sevgili Fırat… Fırat’ın bu anımsatma girşimine yardımcı olmak istedim kendi çapımda… Teşekkürler Fırat…
Mar 27
135 bin ytl’lik aylık maaşının gelir vergisi yüzde 5’e indiriliyor. Kendisinden 311 kat az alan asgari ücretlinin vergi oranı yüzde 15. Meclis Plan ve Bütçe Komisyonu alt komisyonunda kabul edilen Amme Alacaklarının Tahsili Usulü ve bazı esaslarda değisiklik yapılmasına ilişkin kanunla gelen değişikliklerden biri de sporcuların gelir vergisi ile ilgili. İlk bakışta çok sıradan gibi görünen bu değişikliğin içinde özellikle milli takımlar teknik direktörleri ile ilgili öyle bir madde var ki, oluşturduğu trajikomik tezat ve kıyak açısından tarihe geçecek cinsten. Söz konusu, tam 135 bin ytl ile diğer milli takımlar branşlarındakilerden kat be kat fazla alarak, uzun süre maaşı tartışma konusu olan Fatih Terim’i doğrudan ilgilendiren bir kıyak…
Yapılan değişiklikle milli takımlar teknik direktörlerinin gelir vergisi oranı yüzde 35’den yüzde 5’e indiriliyor. Bu sessizce yapılan ve çok konuşulacak kıyak da tam bu noktada ortaya çıkıyor. Çünkü, Meclis’te soru önergelerine bile malzeme olan Terim’in maaşı Spordan Sorumlu Devlet Bakanı Başesgioğlu’nun resmi açıklamalarına göre, 135 bin 595 ytl. Gelir vergisi oranını yüzde 35 den, 5’e indiren düzenleme ile de, asgari ücretin 311 katı olan Terim’in maaşı bundan doğrudan etkileniyor. Böylelikle, 135 bin ytl olan maaşı da, vergi kıyağı ile iyice artarak 40 bin ytl civarında yükseliyor.
Bu arada futbolcularla ilgili olarak da bazı vergi oranı indirimleri yapılıyor. Süper Lig’deki futbolcu ve antrenörlerin vergisi yüzde 15’e iniyor. Bunun bir altındaki ligde oranlar yüzde 10’a, diğerlerinde de yüzde 5’e düşüyor. Tüm bu değişiklikler yapılırken, diğer taraftaki esnaf, sanatkar tüccar, işçi ve memurlardan alınan vergilerin oranı ise yüzde 15 den baslayıp 35’lere kadar ulaşıyor. Daha da vahimi var. Çünkü, 435 ytl ile en düşük ücret alan asgari ücretlilerin gelir vergisi oranı bile yüzde 15. Durum böyle iken, asgari ücretin eline geçen net tutarın 311 katı alan Terim’in oranının yüzde 5’e, veya milyonlarca dolar alan diğer futbolcuların ücretinin vergi oranının da iyice aşağıya çekilmesi tarihi bir tezat olarak ortaya çıkıyor.
Kaynak : www.hurriyet.com.tr
Mar 14
“Geçenlerde söyledim, yine söylüyorum: En az Türkiye’de Türk ailesinin 3 yavruya sahip olması lazım, nüfusun 5 olması lazım, bunun üzerinden birçok spekülasyonlar yapılıyor. Ekonomistlere de sesleniyorum; hesaplarınızı iyi yapın, eğer Türkiye’yi seviyorsanız, bu milleti seviyorsanız. 3 tane çocuğu olursa bir ailenin, bu ülkenin nüfusunu diri tutarsınız, genç tutarsınız. Aksi taktirde batının şu anda ağladığı gibi yarın biz de ağlamaya başlarız. Sene 2037, Türkiye ağlamaya başlar. ’Efendim imkansızlıklar, işte çok çocuk olursa tinerci olur…’ Bunu diyen siyasiler, cumhurbaşkanları var bu ülkede. Onlara diyorum ki, siz niye tinerci olmadınız? Yoksa sizlerde mi yolsuzluklara bulaştınız? Ve… Bu konu, bana göre çok hassas bir konudur. Dolaştığım Batı ülkelerinde her yerde aynı sıkıntı var. Almanya üste para veriyor. Teşvik ediyor ama doğurmuyorlar. Çünkü alışkanlıklar var, bu alışkanlıklardan kolay kolay vazgeçilmiyor ama ben ülkemi milletimi seviyorum ve nüfusumuzun artmasından yanayım. Kim ne derse desin…”
Siyasetten inanılmaz nefret eden birisiyim, siyasilerden de. Bulaşmiim diyorum şu b.ktan şeylere, yorum yapmiim diyorum ama kendimi durdurmakta zorlanıyorum bazı durumlarda. Yukarıdaki alıntı mesela, bu sözleri sarfeden kişi, artık hepinizin de tahmin edebileceği üzere sevgili! Başbakanımız RTE…
3 çocuk olunca nufusu diri tutarmışız, genç tutarmışız. Nufusu diri tutsan, genç tutsan neye yarar onca işsiz genç varken. İşsiz gençler ordusuna yenilerini katmak bize ne kazandırır? Buna “imkansızlıklar, işte çok çocuk olursa tinerci olur…” şeklinde karşı çıkanları da eleştiriyor RTEciğimiz. Onlara söylüyormuş “Siz niye tinerci olmadınız?” diye. İnanılmaz bir tespit! Başbakan düzeyinde bir insan nasıl bu kadar yüzeysel düşünebilir ve bu dar görüşleri savunabilir anlayabilmek mümkün değil? Sene 2037, Türkiye ağlamaya başlarmış. Türkiye, Türk halkı onlarca senedir ağlıyor sevgili Başbakanımız, biricik RTEmiz. Siz neden 2037 lere kadar gitme gereği hissetiniz ki? Gidin sokaklarda, kahvehane köşelerinde milyonlarca gencin döktüğü gözyaşlarını sayın. Ha bi de diyor ki RTEciğimiz, işsizlik bütün gelişmiş ülkelerin sorunuymuş, yalnızca bizim değil! İyi de banane diğer gelişmiş! (biz bu arada gelişmekte olan bi ülkeyiz, gelişmiş değiliz) ülkelerden kardeşim.Türkiye’deki işsizlik sorununa ilişkin çözümlerle neden gelmiyorsun karşımıza da, böyle bir takım anlamsız sözlerle olayı geçiştirmeye çalışıyorsun. Senin görevin çözüm üretmek sorunlarımıza, onun için ordasın zaten. Ama sen tutmuş “yok efendim ABD’de de aynı sorun var, Almaya’da da bilmem nerde de” dersen ben de sana “dar görüşlü” etiketini yapıştırırım, kusura bakma!
Son Yorumlar