
ÇoÄŸunuz biliyorsunuzdur ama yine de Neyzen Tevfik’in kim olduÄŸunu kısaca hatırlayalım.Â
Hiciv ÅŸairi Neyzen Tevfik, 1879 yılında Bodrum’da doÄŸdu, 1953′te İstanbul’da öldü. Ney çalmayı Urla’da öğrendi. İzmir, Galata ve KasımpaÅŸa Mevlevihaneleri’ne gitti.
Bir süre Mısır’da yaÅŸadı. EÅŸref’in çıkardığı Deccal Dergisi’nde 2′nci Abdülhamit’i hicvettiÄŸi için gıyabında idama mahkum edildi, İkinci MeÅŸrutiyet’te İstanbul’a döndü.
Yaşamını, Cumhuriyet değerlerinin savunulmasına adadı. Cüppe ve şalvarı reddedib, setre ve pantolonu ilk giyen kişilerden oldu. Toplumsal kural ve baskılara uymadan yaşadı.
Baskıyı, yobazlığı, din-mezhep ayrımcılığını, eşitsizliği, çıkarcı politikacıları, çağdaşlaşma adına özentili davranışları kınadı. İnanç özgürlüğünü, kadın haklarını savundu. Yaşamın acılarını, toplumdaki bozuklukları, haksızlıkları konu edindiği hicviyeleri dillerde ve gönüllerde yer etti.
Gelelim Neyzen Tevfik’in Atatürk düşmanlarına seslendiÄŸi ÅŸiirine:
BE HEY DÜRZÜ…Â
Ne ararsın Tanrı ile aramda
Sen kimsin ki orucumu sorarsın?
Hakikaten gözün yoksa haramda,
Başı açığa niye türban sorarsın
Rakı, şarap içiyorsam sana ne.
Yoksa sana bir zararım içerim.
İkimiz de gelsek kıldan köprüye
Ben dürüstsem sarhoşken de geçerim.
Esir iken mümkün müdür ibadet?
Yatıp kalkıp Atatürk’e dua et.
Senin gibi dürzülerin yüzünden,
Dininden de soÄŸuyacak bu millet
İşgaldeki hali sakın unutma,
Atatürk’e dil uzatma sebepsiz.
Sen anandan yine çıkardın amma,
Baban kimdi bilemezdin ÅŸerefsiz…
Son Yorumlar